aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2013 Salı

5 Adımda İlişkide Mutluluk

Özellikle uzun ilşkiler de gel-gitler olur genelde.Aşkın o ilk şapşallık hali gittikten sonra ilişkiler rutine bağlamaya başlar ve ne olursa o zaman olur işte.Devam mı tamam mı ayrımında yapılacaklar pek bir önemlidir ilişkinin geleceği açısından.Bu nedenle biraz tavsiye,biraz hatırlatma ile iyi bir ilişkinin olmazsa olmazlarını hatırlamak gerek;


1.Bazı çiftler çocukları olana kadar oyun parklarının yanlarına bile uğramazlar.Halbuki gidin oraya,biraz çocuklaşmaktan çocuk gibi eğlenmekten zarar gelmez.Hatta birbirnizin içindeki çocuk ruhla tanışıp oynamak ilişkinizi kuvvetlendirir bile

2.Affetmeyi bilmek gerekiyor.Hele de küçük önemsiz olayları büyütüp kocaman küslükler huzursuzluklar niye? Sonuçta herkes hata yapabilir kimse mükemmel değil.Karşımızdakinin biz hata yaptığımızda göstermesini istediğimiz anlayışı biz de göstermeliyiz.Hep bana hep bana olmuyor işte.Hem kim etrafında her zaman doğruları yapmasını bekleyen birinin olmasını ister ki?

3.İlişkinin ilk başlarında "ben karşımdakinin de kendiminde özgürlüğüne çok önem veririm" insanıyken zaman geçtikçe içimizdeki canavar ortaya çıkıyor ve "ben özgürüm sen de benim izin verdiğim kadar özgürsün" insanı oluveriyoruz. Özellikle uzun süreli ilişkilerde bu boğucu durum ilişkiyi pek bir keyifsiz hale sokuyor.Heyecanlar yerini izin almalara bırakıyor.Eh öyle olunca da çocukcağız başka bir kızın "ay şekerim ben karşımdakinin kimliğine,kişiliğine karışmam" demesine kanıveriyor,kaçıyor elimizden.

4.Bazen günümüz kötü geçiyor.Eh kötü geçen günü o kötülükten sorumlulara aktarabiliyor muyuz? Çoğunlukla hayır.Malesef gidip en yakınımızdakilerden hıncımızı çıkartıveriyoruz.Eh canımız sıkkınken tabikide paylaşcaz,teselli bulcaz falan ama abartmamak lazım.Gidip düşmanımız gibi sevgilimize kızarsak noluyor...Sevgilimiz düşmanımız oluveriyor! Öfkenizi yanlış kişilere yönlendirmeyin bu tüm ilişkiler için zehirdir.

5.Kavga edebilirsiniz.Hatta kavga olmazsa olmaz bence ilişki de.İlişkinin tuzu biberidir.Canlı tutar,tutku katar.Ama işte o kavgaları yaparken karşınızdakinin sevdiğiniz insan olduğunu unutmak hatasına düşmeyin.Telafisi olmayacak sözcüklere,hareketlere ne gerek var ki.Tamam her konuda aynı fikirde olmayabilirsiniz,hatta zaman zaman sinir bile olabilirsiniz ama sonuçta sevginizi unutmayın.Çirkinliğin lüzumu yok.Bir de günü küs bitirmeyin.Yani yatağa girerken sorun ne olursa olsun canıma cicime bağlamış olun.

15 Mart 2013 Cuma

Gelir bahar ayları gevser gönül yayları

Işte, okulda gözünüze çarpan, onu gördüğünüzde ortamın guzellestigi heyecan -arzu karışımı duyguların damarlarinizda. ezdiği biri mi var ? Eh mart ayı, güzel havalar sadece kedilere değil bize de yarıyor dimi..
Peki görmek bakmak yetiyor mu tabiki hayır.. bak bak nereye kadar..o da sizi fatkettiyse bakismalar oluyorsa peki ala...amaa ufukta bir ışık yoksa o zaman taktik zamanı

1.erkekler iyi kızları sever.o veya fikrine değer verdigi arkadaşları falan etraftayken cevrenizdekilere nazik ve iyi davranmak gerek.tavladiktan sonra nasılsa tüm cadiliginizi gösterirsiniz, sabır biraz bu çabaları burnundan getireceginiz günler gelecek elbet..

2.sizi farkettigine emin olun..nasıl demeyin onu da anlık fırsatlardan siz yaratın...ne biliyim yemekhanede tuz istemek olur,güzel hissettiğiniz bir günde tüm havanizla yanından geçmek olur..ama burda önemli nokta çok hızlı ve zoraki davranışlardan kaçınmak.yavaş ve emin adımlarla ilerleyin. Doğadaki hayvanlar bile avlarina urkutmeden yaklasiyor dimi ama..

3.o sizi farkettikten böyle bir ay falan sonra daha cesur hamlelere geçme zamanı gelmistir. Geçerken basinizla selam vermek , gulumsemek , hatta zamanla merhabalar pek bir güzel olur..

4.merhaba nereye kadar dimi..ava yaklaştıkça sabırsızlık artıyor tabi.yinede aceleye gerek yok..hoş tabi rakibiniz varsa çocuğun dibinden ayrılmayan o zaman başka rakibe tırnaklarınizi geçirmek gerek o kapmadam kapmak gerek.ondan buddurumda ağırdan almak nedemek depar atın.öyle bir tehlike yoksa sabır..böyle merhabalar arttıkça helede ilk ondan gelmeye başladıkça küçük sohbetlerin zamanı gelmiş demektir.yakışıklı prensin bulunduğu sohbet gruplarina kaynayiverin..

5.ay artık yeter muhabbet de başladığına göre isve naz flört gulumsemeler küçük dokunuşlar buyrun sizindir..yinede çocuğun üstüne atlamayın tabi..o da eşşek değilse karşılık verir bir atakta bulunur herhalde..

Bu kadar anlattım falan ama tabi sen yaptinmi bunları desen yok böyle bir erkeği simartmak bu kadar uğraşmak bana göre değil.ben ancak beni farketmesini sağlayacak basamağa gelecek sabri gösteririm.farkettiği halde o benle konuşmak için çaba sarfetmiyorsa hiç ilgimi haketmiyor demektir.adam mi yok başka onla ugrascam..
Hoş gerçi bir biskolata erkeği olur ona yaparım bak.onun içinde öyle sabır mabir gosteremem direkt fiziksel küçük dokunuslara atlarim..

6 Şubat 2013 Çarşamba

Giden unutabilir mi ardında kalanı ?

Lisedeyken bir çocukla çıkıyordum.1 hafta falan çıktık.Çok fazla ilşkisi olmuş biri de değilim.Ama annesı okulda öğretmen bunla okulda gizli saklı buluşuyoruz.Çok mu hoşlanıyorsun desen hayır ama tanımak istiyorum.
Neyse bu bir hafta sonra çıktı geldi :
'Ben senden ayrılmak istiyorum' dedi.
Ben de ne dıycem tamam sen bilirsin dedim.Ve benım için çat diye bitti olay.Diyceksin bir haftalık olay herhalde hasretinden yataklara düşecek değilsin.Ama işte aman da kaçtı kovalayım olmadım.Neden terkediyorsun diye sormadım.Doğru dürüst üzülmedim bile.Sonra anlaşıldı ki benim ona sevgimi test etmek için öyle demiş.Ben onun için çaba harcamamışım,umursamamışım demek onu sevmemişim ne biçim kızmışım falan filan.Baya kızmıştım bana öyle oyun oynadı diye.
'Uğraşamam senle he öyle' deyip kapatmıştım konuyu.
Ama işin aslı öyle değildi.Umursuyordum ben çocuğu ama ayrılmak isteyince bende ki ona karşı hisler bitmişti sadece.Daha sonraki ilişkilerim de,beğendiğim çocuklara da bu farkındalıkla bakınca keşfettim ki;
'Beni istemeyeni ben de istemiordum.Bu kadar basitti ve tanrının bir lütfuydu bana.
Kendini beğenmişlik olabilir,çaba sarfedip birinin aklını çelmeye üşenmek olabilir,tutku eksikliği olabilir.Ama sonuca bak,üzümünü ye bağını sorma.
Öyle büyük hayal kırıklıklarım,platonik aşklarım olmadı bu sayede.Birine tutulup kalıp boşuna zamanımı harcamadım benı sevmeyen insanlara.
Elbette benı farketmeyen ama benim farkettiklerim oldu.Beni farketmeleri için küçük bir çaba harcadıktan sonra istediğim ilgiyi görmediysem anında ilgimi kaybettim.
Ben böyle kendimi şanslı hissede duruyum,benim şanssızlığım giden olmanın yükünü kaldıramamakmış.
Şimdi gittim birinden..Keşke giden değil kalan olsaydım diyorum.Daha rahat başedebileceğim bişeydi..
Dönsem olmayacağını biliyorum..artık eskisi gibi olmaz..
Dönüş için ise tüm yollarım  kapalı...
Ayrılmak zor tamam ama artık dönüş olmayacağını,bir zamanlar kurduğunuz hayallerın gerçekleşmeyeceğini bilmek daha zormuş.Bunun nedeninin kendin olduğunu bilmek ise çok betermiş.
Bir yandan çok iyi olsun istiyorum,mutlu olsun,hayatına devam etsin...
Bir yandan da istemiyorum.O benimdi..başkasına sarılacağını,öpeceğini,bizim hayallerımızı onla gerçekletireceğini düşünmek içimi acıtıyor..
Acı gitmiyor..eskiyor ama orda bir yerde duruyor.
Mesaj atmasını,aramasını deli gibi isterken mesaj atıp aramasından korkuyorum.Söyleyecek sözüm kalmamışki,çözüm önerim yokki...
Hala şarkı dinleyemiyorum ağlamamak için..
Hala yolda yürüyen sevgililere bakamıyorum,yanlış mı yaptım sorusuyla boğuşmamak için...
Giden gitmiştir gittiği an bitmiştir insanı olduğumu düşünürken aslında buymuş beni anlatan yazı;


"gitmek mi zordu yoksa kalmak mı
yanmak mı zordu , yok olmak mı
kendi ipini çekmek değil miydi gitmek
ardında gözü yaşlı bir sevgili bırakıpta gitmek
en zoru değil miydi gözlerinde gördüğün son hüznün sebebi olduğunu bilmek
aktığını gördüğün son göz yaşı değil miydi senin için akıttığı
yüzündeki son acının nedenide sen değilmiydin bırakırken
ipini çeken senmiydin gerçekten
yoksa hayat denen hakimmiydi bu kararı senin adına veren yine
sen vazgeçmişken gitmekten gözlerdeki acıyı farkettiğinde
artık tabureye son tekmeyi vuracak cellat gelmiştir çoktan
sen son kez bakarsın gözlerini ta içine
bıraktığın acıyı yaktığın yüreği görürsün
gözlerinde yaş dudaklarında acı bir tebessüm
ve hayata bıraktığın son portredir bu
ve bıraktığın son armağan da acılı bir yürek ve yaşlı gözler..."

25 Ocak 2013 Cuma

Run baby run..

Radikal kararlar almak bir yere kadar zor ama o radikal kararlari yasamak cok zor...
Gunlerim gecmisi dusunme diye kendime o kadar kizmama ragmen onu dusunup, onun ne yaptigini/yapacagini dusunup, cozum yollari arayip bulamayip karamsarliga dusmek ve o karamsarliktan kendimi zorla cikarip ani yasayip mutlulugu az da olsa hissetme cabasi icinde gecmeye basladi..
Eh her sevgilisinden ayrilan kizin onune cikan secenekler benim de ondeydi..
Ayriligin ilk gunleri ac gezdim
Sonra bol bol cikolata yedim
Sonra saclarimi boyadim
Sonra alisveris yaptim
Sonra baktim hala aci cekiyorum ve aci cekmek icin yapilacak tum seyleri yapip (eski sevgilinin fotograflarina bakma, eski mesajlara bakma, eski maillere bakma...) kendime eziyet etmeye devam ediyorum , dedim bu aci cekme istegim ise yarasin ve spora basladim.
Her nekadar is temposundan spora ara vermis olsam da zamaninda iyi spor yapmis biri olarak oyle kosmakmis platesmis benim bu mazoslst ruhumu dindirmezdi.
Boylelikle milletin ove ove bitiremedigi spinning ile tanistim.
Ilk ders oldukca havali gittim tabi ay bu benim icin neki ama deniyim hadi bari diye ciktim bisikletin tepesine..basladik spinning olaylarina..
Ilk birkac dakika guzel ceviriyorum pedallari fln ama kaslarim bir sure sonra oturmayacak misin ya diye takila takila pedal cevirmeye basladi.
Yorgunluk falan ayri bisey ona direncliyimdir ama oturmadan bisiklet surmek bambaska bir olaymis.bacak kaslarin seni dinlemiyor ki..bir de sagima soluma bakiyorum benden kac yas buyuk kadinlar rahat rahat yapiyorlar.hepsinin vucudu fistik gibi zaten hem imreniyorum hem kiskaniyorum.bir de o kadar spor yapip insan nasil kizarmaz terlemez ya...
Bende ki inat sayesinde pes etmeden yarim yamalak da olsa bir saati tamamladim.aci neymis gormus de oldum.
Ders bitse de su bisiklet ustunden insem diye dakika sayarken bisikletten indim yuruyemiyorum.bildigin kaslarim bana kusmus, akilsiz senin ask acin yuxunden nedir bizim cektigimiz eziyet diye trip modundalar.
Ertesi gunku agrilarimdan hic bahsetmiycem bile...
Ama o kadinlari gorup bunlar yapmis boyle olmus ben de olurum be gaziyla spinning derslerine devam ettim.5.gidisten sonra falan alisiliyor iyice.hala ertesi gun agrilarim az da olsa devam ediyor ama dayanilmayacak gibi degil.ve cidden eglenceli muzikle falan o tempoyu yakalamaya calisirken hem zaman nasil gecmis anlamiyorsun hem de acayip kalori yakiyorsun hem de evde düşünüp durup kafayi yemekten iyidir.

Ps: ilk derste genelde oturarak surup Spinning olayini keşfedip yavaş yavaş hareketleri yapmaya baslaniyormus.olur da başlarsanız benim gibi psikopat olmanıza gerek yok yani.
Gerçi o zaman da poponuzun agrisindan ertesi dersi mecburen ayakta geçirebilirsiniz.
Bir de bunu daha kolay yapmanın bir yolu olmalı diye ararken en kolayı vücudunuzun iki yana sürekli hareket halinde olması ve hangi bacağının pedala ustteyse vücudunuzda da o yöne hafiften yaklasmaniz. Ay anlatinca böyle bişey anlaşıldı mi bilmem ama yapmaya başlayın ne demeye çalıştığım anlamlanacak ;)

18 Ocak 2013 Cuma

Özlem..

Sende benim seni merak ettigim gibi beni merak ediyor musun sende benim seni ozledigim gibi beni ozluyor musun ?

Her sey beni hatirlatiyor mu sana da ?
Mesaj sesi geldiginde acaba benden mi diye merakla aciyor musun ? Mail gelmis mi diye mail kutunu kontrol ediyor musun benim adimi gormeyi umarak ?
Beraber gitcegimiz konserin biletlerini baskasina mi vereceksin yoksa baskasiyla mi gitceksin ?
Ayrildigimizi duyan arkadaslarin iyi olmus abi mi dediler bizim icin uzulduler mi

Hersey bir yana nasilsin bilsem keske ..bazen tek istegim gogsunde sicakliginla uyumakken biz diye birseyin artik ikimiz ne kadar istesek de olamiyacagini bilmek ne kadarzzor senle konusabilsem keske..sen de gececek kedicim desen ve gecse keske

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Aşkın Laneti

Dün eski bir telefonuma işim düştü telim bozulunca.Eh öle olunca eski defterler açıldı…Yada bu durumda eski mesajlar demek uygun olacak..

Mesajlar,alınan notlar insanda böyle bir bu kim yaa hissi uyandırıyor.Acımayla karışık bir yabancılaşma.İnsan kendine bile yabancılaşıyormuş zaman geçtikçe onu gördüm.

Ama asıl etkileyici olan bir zamanlar beni çok sevmiş yada en azından öyle olduğunu iddaa etmiş eski sevgiliden gelmiş ve saklanmış olan mesajlardı. Ne kadar büyük laflar edilmiş,ne kadar çok sevilmiş sanki hiç bitmezmiş gibi.Kendime olduğu kadar o adama da artık yabancılaştığımdan garip geldi ;Şimdi ayda yılda bir haber aldığım adamın bir zamanlar “hayatı” olmam…

Buraya kadar normaldi..geçmişle yüzleşip şaşırmak,yabancılaştığını hissetmek kaldıramayacağım duygular değil sonuçta…Beni sarsan şimdi o mesajları şu anki sevgilimden alıyor olmam.Bitmiş bir ilişkiyle ortak noktası olan bir ilişkiye sahip olmak o ortak nokta güzel bir detay bile olsa pek de sevindirici olmuyor.

Öyle büyük laflar etmenin ancak geleceği güldürdüğünü bilmek gerek. O zamanlar bitmez sandığım ilişki bitti. Yani bu durumda şimdiki ilişkim niye bitmesin,niye bir gün gelip o duyguları hissetmesin…Tabiî ki demek istediğim her ilişki bitcek en iyisi kız kurusu olmak ondan değil.Ama ilişkide sonsuza kadar sürecekmiş gibi davranırken bir yandan da arka planda ama bak bitebilir bir gün herkes gidebilirim tek kalacak olan sensin diyebilmek…
En azından benim kendimce çıkardığım sonuç bu…

Bir zamanlar aşık olunmanın yada olunduğunu sanmanın laneti ömür billah yakanızı bırakmaz ..bu da ikinci çıkardığım sonuç…

Demek ki neymiş telefonun bile eskisi kafa karıştırırmış…

21 Mart 2012 Çarşamba

Uzun yolları aştım da geldim


Ben sınava çalışmak için ailemin evine geldiğimden seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli avutmasında bir ilişki yaşıyorum. Sevgilim İstanbul’da, eh hafta sonları falan filan bahaneleriyle görüşmek gerekiyor ki gözden uzak olan gönülden de uzak olurmuşa geçiş yapmayalım.

Onun benim yanıma geldiği zamanlar iyi hoş.O bile sorunlu gerçi benim için.İstediğim gibi gıcıklık yapamıyorum,surat asamıyorum.Çocuk buraya kadar gelmiş bak hem yarın da gitcek iyi davran onaa diyen bir iç ses sayesinde canım canım modunda yeniden ilişkinin ilk günlerindeki uysal hallerimi yaşıyorum.Tabi kompanse etmek içinde tüm cırlamalarımı telefonda, mesajda yapıyorum. Hem de gelmesine yakın dönemde, böylece barışma şeysine daha güzel oluyor canım canım halleri…

Benim onun yanına gitmem ise, benim için bir işkence.Hele çevresine o hala benim mesajı vermem gerekmese hiç gitmem. Ama işte yapcak bişey yok nadir de olsa ben de onun yanına gidiyorum.Bir kere zaten sevgilin seni uzun süredir görmedikten sonra öle otobüste pestilin çıkmış halde görünce bence hiç etkili bir buluşma olmuyor.Sonra sabahın köründe kalk git,otobüse bin o kadar yolu git.Ben huysuz olmayım da kim olsun sonra??

Bir de otobüste yanıma kim oturcak stresi var ki son yoluculuğumda piyango bana vurdu.Şu tekli koltukların olması en büyük nimetlerden biri.O dandik kekleri onların olsun ama her otobüs öyle olsun ya.Bir de tabi tvlerin gelmesi iyi oldu.Yoksa yanıma geveze, yanındakinin tüm hayatını ,babasının maaşını falan merak eden bir tip oturunca yolda indirin beni diyesim geliyordu.Ki ben açar kitap okurum,ne biliyim kulaklık takarım müzik dinlemesem bile kulaklıkla dururum.O kadar da konuşmaya uzak biriyim otobüslerde.Buna rağmen dur durak dinlemeyen teyzeleri neyse ki tvdeki kim kiminle evlencek programları durdurdu.Onu izleye izleye gidiyorlar biz de rahat ediyoruz.

Ama bu sefer yanıma tvnin bile durduramayacağı bir tehlike oturdu.Çocuklu kadın..Şimdi ben çocuk severim aslında,yani böyle alıp abidik gubidik yapıyım sonra verip annesine uzaklaşayım isterim.Ama tüm yol boyunca sesi işkence aletlerine taş çıkartcak bir çocukla olmak mı?Almayım..Bir de böyle yılışık anneler yok mu,tam onlardan.Oturdu çocuğun benimle uğraşası falan yok, kadın bana bir merhaba dememiş tam her şey yolunda sanırım derken “annecim bak yanımızda abla varmışşş baksana annecim ..”Şimdi zorla tanıştırılmaya çalıştığımız bir çiftken ben sallamasam onu, çocuk hayatının darbesini yicek ilerde pskoloğunda neden kızlara teklif edemiyorum seansı sırasında beni hatırlayacak sonra bir sürü bedduayla uğraş uğraşabilirsen..Ondan el mahkum aman ne şirin şeymiş diye gülümsememle kadının çocuğu benim kucağıma ben diyim vermesi siz anlayın atması bir oldu.Kadın bu kadar mı bıktın çocuğundan yaa..acaba bana bırakıp kaçcak mı bebeyi nedir anlamadım direkt attı üstüme..Bende dışarıya bak hadi sen diye buna bir iki araba gösterdim sonra hiç ilgilenmedim.Dedim şimdi o işkence sesiyle ağlamaya başlar ben de annesine veririm bir daha da almam ağlıyor diye.Artık tüm yol kucağımda durması işkencesindense 5 dkka zırlamasını çekebilirim sanırım.Ben böyle planlar yaparken annesinin kucağıma atmasındaki asıl nedeni anladım.Bebek gak guk huzursuzlandı ben he tamam beklediğimden de erken oldu diye sevinirken hopp kustu.Tamam el kadar bebek ne kuscak İskender yicek değil ama yinede kusmuk yani..Ve ben sevgilime gidiyorum ve nasolsa bir gece kalcam diye pijama dışında yedek bişey yok çantamda.Neyse ki tam kuscağı sırada annesine döndermiştimki o çocuğunun kusmuğundan kurtulmak için pis planlar yapan anne kusmuktan kurtulamadı o da nasibini aldı.Neyse bende çocuğu bunun kucağına attım tabiî ki.Üstümü falan sildim parfüm sıktım hatta parfüm banyosu yaptım ama yok geliyor o koku burnuma burnuma ne yedirdiyse artık el kadar çocuğa.Acaba napsam üstümdekini çıkartıp montun altında sütyenle kalıp “aşkım sana sürpriz yaptımm” ayağı mı yapsam tarzında bin tane plan kurdum ama bulamadım uygun bişey. En azından ben bunları düşünürken yol çabuk geçti de geldik İstanbul’a..
Otobüsten indim tabi canım aşkım diye sarılma modunda bekliyor beni.
-Ay Burak sarılma zaten fenalık bastı çok sıcak, hadi şu senin evin ordaki avm ye gidelimm
-Simge daha yeni geldin, alışveriş mi düşünüyorsun, yapsaydın ya alışverişini kızım gelmeden
-Ya ama çok beğendiğim bir kazak vardı sadece ordaki mağazada kalmış, başka da yerde yok,alınmadan almam lazım hadi hadi

Neyseki benim alışveriş konusundaki manyaklıklarıma alışıkta çok garipsemedi. Ama ben yeni sezon ürünlerinin kazık fiyatının kurbanı oldum, bir dolu para verdim. Bu tshirtlere 1 ay önce giycem diye bu para verilir mi be ,bekle indirimde al işte dediklerimin ahı mı tuttu ne..Bebek kusmuğundan kurtulmak bana oldukça pahalıya mal oldu.Umarım o velet pskoloğunda beni iyi anar,annem bile ilgilenmedi o ilgilendi falan diye hatırlar da,bu kadar yaptığıma değer.

14 Şubat 2012 Salı

Arkadaşımın Aşkı Mevzuları


Şu hayatta hala kabullenemediğim bir şey varsa o da arkadaşının eski sevgilisiyle çıkmak.Ya da bir erkeğin ilişkisi varken tanışıp sonra flört edip sonra adamın öbür kadını bırakıp sana gelmesi.Neyi büyük konuşsam hayatta yapmam diye cümleye başlasam başıma geldiğinden temkinli konuşmakta fayda var tabi ama nasıl kabullenilir böyle bir şey.

Yalnız bunu düşünmemin nedeni tamamen bencillik.Yani arkadaşlık öldü mü,yazık değil mi o kıza falan değil.Ben o adama hayatta güvenemem.Arkadaşlarından kendi arkadaşlarımdan herkesten şüphelenirim.Paranoyak,diken üstünde biri olur çıkarım.Şimdi bu o kızı benim için bıraktı yarında beni başkası için bırakır bu salak derim.O adam benim için daha iyi oyuncak buldu mu ona giden doyumsuzun tekidir.Kendine güven de bir yere kadar yani. “Hahayt benim için bilmem kaç yıllık sevgilisini bıraktı ne süperim yaa” diye düşünürken azıcık da o kadar senelik sevgili olunca seninde aynısının tıpkısının başına gelebileceğini düşünürüm ben bu durumda.

Gerçi ben empati işini abartabiliyorum bazen.Ünvtede benle aynı dönemden tanıdığım bir çift vardı.Çocuk öyle ahım şahım bişey değil,kız da süper değil ama idare eder işte.İkisi de öyle samimi arkadaşım falan değil.Selam verip geçtiğim insanlar.Bunlar birinci sınıftan beri çıkıyordu.Aynı ders grupları aynı arkadaşlar derken iyice yapışık ikiz modundalardı.6 yıl ya dile kolay.6 yıl çıkmak ne demek.Ben 3 senelik sevgilimden ayrılınca bu çiftlere bakıp millet yetenekli biz yeteneksiz diye üzülüyordum falan.Neyse son sene bunların nöbet grupları falan ayrıldı.Sonra bu çocuk gitti kendi grubundan bir kızla çıkmaya başladı,ayrıldığının 15.gününde falan,hatta belki daha önce ama ben “yaa arkadaştır onlar bee” diye saf saf düşündüğümden 15.gün keşfetmişte olabilirim.Öbür kızla niye ayrıldı falan hiç bilmiyorum ama nasıl bir empati yaptıysam resmen çocuğa düşman oldum.Gören diycek herhalde bu hoşlanıyodu çocuktan.Kıza ayrı sinir oluyorum zaten.6 yıl gözünün önünde çıkmışlar,yapışık ikiz gibi gezmişler hangi mide kabullenebiliyorsun sen şimdi?Bu kadar mı evde kaldım kim olursa kabulümdür moduna girilir ya? Sonra bunlar nişanlandılar facebooka hemen bin tane çok mutluyuz sende 6 yıl çıktığınla kal modunda fotoğraflar eklediler. Benim içim bile nasıl acıdı kızı düşünemiyorum bile.

Bir de ağzımın payını magazin dünyasından bir çift vermişti.Bunlar aynı dizide oynuyorlardı.Hatta adam evlenmişti dizi devam ederken kadınında sevgilisi vardı.Neyse adam karısından boşandı,kadında sevgilisinden ayrıldı.Bunların arasında aşk dedikoduları başladı.Nasıl savunmuştum onları,magazincilere nasıl kızmıştım ya.”İşte arkadaş olamaz mı iki insan,arkadaşıyla tatile gidemez mi,kaç senedir aynı dizideler konuşmasınlar bide,erkekle kadının arkadaş olmasına alışık değil tabi bu millet” diye ağzıma geleni söylemiştim.Sonra ortaya çıktı ki bunlar beraberlermiş,hatta evlendiler.Ben öyle susup kaldım ama gene empati yapmadan duramadım tabi.Ben kadının yerinde olsam dizi setinden ayrılmam zaten magazin basınının dediğine göre o da öyle yapıyormuş.Adam bir kere yaptı sonuçta niye bidaha yapmasın dimi ama.

Gerçi öyle sahipli tiplerin daha bir çekici gelme durumunu da inkar etmemek lazım.Bizim lisede salak bir kız vardı.İlgi çekmek için birsürü mallık yapıp dururdu.Herkesin keyfi yerindeyse bu somurturdu bir köşede yada milletin canı sıkkınsa ortada sevgi kelebeği gibi şakırdı falan.Erkeklerde saf oluyor kanıyor böyle ilgi delisi salak tiplere.İşte bu kızla muhabbetim vardı bir şekilde.Buna flörtleştiğin,hoşlandığın çocuğu söyle hemen dibinde biterdi çocuğun.Çocuğa yavşardı cilveler yapardı.Birde salak kız bunu “aa senle aranı yapıyım diye samimi oluyorum hani ortam olsun diye” ayağına yapardı bir haltta diyemezdin.Çocuğun iyice aklını karıştırırdı.Sende gönlü varsa bile kızın arkadaşı bana asıldığına göre kız benden hoşlanmıyor herhalde diye rotayı çevirirdi başkasına.Başka bir olaylar oldu da bu kızla küstük neysede kurtuldum bundan.Yoksa aşk hayatım zaten bok gibiyken daha da bok gibi olarak bitirirdim liseyi bu kız yüzünden.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...