Radikal kararlar almak bir yere kadar zor ama o radikal kararlari yasamak cok zor...
Gunlerim gecmisi dusunme diye kendime o kadar kizmama ragmen onu dusunup, onun ne yaptigini/yapacagini dusunup, cozum yollari arayip bulamayip karamsarliga dusmek ve o karamsarliktan kendimi zorla cikarip ani yasayip mutlulugu az da olsa hissetme cabasi icinde gecmeye basladi..
Eh her sevgilisinden ayrilan kizin onune cikan secenekler benim de ondeydi..
Ayriligin ilk gunleri ac gezdim
Sonra bol bol cikolata yedim
Sonra saclarimi boyadim
Sonra alisveris yaptim
Sonra baktim hala aci cekiyorum ve aci cekmek icin yapilacak tum seyleri yapip (eski sevgilinin fotograflarina bakma, eski mesajlara bakma, eski maillere bakma...) kendime eziyet etmeye devam ediyorum , dedim bu aci cekme istegim ise yarasin ve spora basladim.
Her nekadar is temposundan spora ara vermis olsam da zamaninda iyi spor yapmis biri olarak oyle kosmakmis platesmis benim bu mazoslst ruhumu dindirmezdi.
Boylelikle milletin ove ove bitiremedigi spinning ile tanistim.
Ilk ders oldukca havali gittim tabi ay bu benim icin neki ama deniyim hadi bari diye ciktim bisikletin tepesine..basladik spinning olaylarina..
Ilk birkac dakika guzel ceviriyorum pedallari fln ama kaslarim bir sure sonra oturmayacak misin ya diye takila takila pedal cevirmeye basladi.
Yorgunluk falan ayri bisey ona direncliyimdir ama oturmadan bisiklet surmek bambaska bir olaymis.bacak kaslarin seni dinlemiyor ki..bir de sagima soluma bakiyorum benden kac yas buyuk kadinlar rahat rahat yapiyorlar.hepsinin vucudu fistik gibi zaten hem imreniyorum hem kiskaniyorum.bir de o kadar spor yapip insan nasil kizarmaz terlemez ya...
Bende ki inat sayesinde pes etmeden yarim yamalak da olsa bir saati tamamladim.aci neymis gormus de oldum.
Ders bitse de su bisiklet ustunden insem diye dakika sayarken bisikletten indim yuruyemiyorum.bildigin kaslarim bana kusmus, akilsiz senin ask acin yuxunden nedir bizim cektigimiz eziyet diye trip modundalar.
Ertesi gunku agrilarimdan hic bahsetmiycem bile...
Ama o kadinlari gorup bunlar yapmis boyle olmus ben de olurum be gaziyla spinning derslerine devam ettim.5.gidisten sonra falan alisiliyor iyice.hala ertesi gun agrilarim az da olsa devam ediyor ama dayanilmayacak gibi degil.ve cidden eglenceli muzikle falan o tempoyu yakalamaya calisirken hem zaman nasil gecmis anlamiyorsun hem de acayip kalori yakiyorsun hem de evde düşünüp durup kafayi yemekten iyidir.
Ps: ilk derste genelde oturarak surup Spinning olayini keşfedip yavaş yavaş hareketleri yapmaya baslaniyormus.olur da başlarsanız benim gibi psikopat olmanıza gerek yok yani.
Gerçi o zaman da poponuzun agrisindan ertesi dersi mecburen ayakta geçirebilirsiniz.
Bir de bunu daha kolay yapmanın bir yolu olmalı diye ararken en kolayı vücudunuzun iki yana sürekli hareket halinde olması ve hangi bacağının pedala ustteyse vücudunuzda da o yöne hafiften yaklasmaniz. Ay anlatinca böyle bişey anlaşıldı mi bilmem ama yapmaya başlayın ne demeye çalıştığım anlamlanacak ;)
Amigdala:(Latince: corpus amygdaloideum) beynin medial temporal lobunun derinlerinde yerleşen nöronların oluşturduğu badem şeklindeki beyin bölümü. Duygusal hafıza ve duygusal tepkilerin oluşmasındaki primer role sahip bölge.
kilo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kilo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2013 Cuma
22 Şubat 2012 Çarşamba
Beni şişmanlattın buzul çağı

Şimdi böyle hareketsiz evde oturup tek harcadığım enerji beyin hücrelerimin birbiriyle kavgası olunca (sen ezberle hayır sen ezberle, neyse ben bıraz tutuyum ama bırakırım uzun tutmam ona göre) ne yesem ne yemesem diye daha çok kafaya takmaya başladım.Bunun sonucunda besin değeri olduğundan yediğim her şeyi çıkartıp sadece çikolata kahve ürünleriyle beslenmeye başlamam nasıl bir sonuç doğuracak bekleyip görcez ama her güzel şeyin bir bedeli olduğunu da yeniden fark ettim.
Tadı güzel olan tüm yiyecekler neden bu kadar kalorili? Diyetisyenlerin çıkıp “hmm 3 yeşilden uzak durmalısınız ıspanak-marul-pırasa” dediği bir dünya bulunmalı artık.Böyle bir paralel evren falan varsa oraya geçmeliyim ya da ben.
Bunun sorumlusu olarak ise atalarımızı görüyorum. Havva değil tabi o bir elma yemiş garibim denmeyen kalmadı. O da mı diyetteymiş lan yoksa? “Adem her gün et yiyoruz ama bu basenlerim çok çıktı öyle bir moda var ki lanet olsun fazlalıklarımı da saklayamıyorum, ben artık sağlıklı beslencem” diyip elmayı yemiş olmasın? Neyse bunun sorumlusu olan bize çikolatayı, yağlı şeyleri falan seven genlerimizi miras bırakan atalarımız. Ve buzul çağından bu genler sayesinde sağlam çıktık.
“Ay yaşasın ıspanak en sevdiğim yemek, hadi mağaramıza birsürü ot depolayalım bol bol yeriz ne güzel” diyen eski insanlar maalesef buzul çağı sırasında öldü. Dolayısıyla onların ıspanak seven genleri bize geçemedi. “Yok ben sebze çok severim, çikolata mı ıyy” diyenler ise kusura bakmayın ama anomali gibi bişey sizinki, böyle ananızın babanızın çekinik genleri size geçmiş maalesef, bir dahaki buzul çağında da siz gidicisiniz söylemedi demeyin. Oysa bizim de atalarımız olan mağara kadını tontiş teyzeler mağaraya yapımı reçelmiş, balmış, löp löp etlermiş depoladığı için onları yiyerek hayatta kalmış ve bize de genlerini aktarmıştır.
Her şeyi yiyip yine de kilo almayanların ise uzaylı olup olmadığı konusundaki araştırmalarım devam ediyor. Umarım öyle ucubemsi bir şey çıkar da altından kıskanmaktan çatlamaktan kurtulurum bende.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
